Yakın gelecekte raflardaki yerini alacak: Finlandiyalı bilim insanları laboratuvarda ilk kez kahve üretti

Yakın gelecekte raflardaki yerini alacak: Finlandiyalı bilim insanları laboratuvarda ilk kez kahve üretti

4 yıl gibi çok da uzak olmayan bir gelecekte, sabahları güne laboratuvarda üretilen kahvenizi yudumlayarak bşlayabilirsiniz. Küresel ısınma nedneiyle dünyada kahvenin üretildiği alanlar kuraklıkla mücadele ederken, milyarlarca dolar değerindeki kahve endüstrisi yüksek talep ve sayısız sürdürülebilirlik zorluğu ile mücadele ediyor. Fakat Finlandiyalı bilim insanları, hücresel tarım yoluyla bir biyoreaktörde kahve hücrelerini ilk kez üretmeyi başardı. Araştırmacılar, ürettikleri kahvenin geleneksel bir tada ve kokuya sahip olduğunu belirtti.

Dünyada kişi başına en fazla kahve tüketen Finlandiya’daki Teknik Araştırma Merkezi’ndeki (VTT) araştırmacılar, hücresel tarım için tasarlanmış bir biyoreaktör kullanarak, kahve bitkilerinin yapraklarından elde edilen kültür hücrelerinden ilk kez kahve çekirdekleri üretmeyi başardı.
Projenin baş araştırmacısı Heiko Rischer, “Koku ve tat açısından, eğitimli duyusal panelimiz ve analitik incelememiz, demleme profilinin sıradan kahveye benzerlik gösterdiğini buldu. Ancak kahve yapımı bir sanattır ve özel ekipmana sahip uzmanların gözetiminde tekrarlanan işlemleri içerir. Çalışmalarımız bu tür çalışmaların temelini oluşturuyor” diye konuştu.
Bununla birlikte söz konusu gelişme, çay ve suyun ardından dünyada en çok tüketilen üçüncü içecek olan yüksek taleple sarsılan gezen ve kahve endüstrisi için olumlu bir gelişme olarak kabul edildi. Milyarlarca dolarlık kahve endüstrisi talebe yetişemiyor. Ayrıca her yıl yaklaşık 220 milyon ton kahve üretiliyor. Bu durum, ormanların yok olmasına neden oluyor.
Rischer, “Geleneksel kahve üretimi, sürdürülemez tarım yöntemleri, sömürü ve arazi hakları gibi çeşitli sorunlu konularla ünlü. Artan talep ve iklim değişikliği sorunlarını artırıyor” dedi.
Richer, yapay kahvenin genişletilmiş tarım ihtiyacını ortadan kaldırarak kahve üretimini daha sürdürülebilir hale getirmeye yardımcı olacağını belirterek, “Fikir, gıda üretimi için geleneksel çiftçilik yerine biyoteknolojiyi kullanmak ve bu nedenle sürdürülemez uygulamalara daha az bağımlı olan alternatif yollar sağlamak.Bizim yöntemimiz  daha düşük su ayak izine sahip ve yerel üretim nedeniyle daha az nakliye gerekiyor. Mevsimsel bağımlılık da yok, zirai ilaç ihtiyacı da yok” değerlendirmesinde bulundu.
Diğer taraftan, Rischer ve ekibi, laboratuvarda et, süt ve yumurta dahil olmak üzere diğer tarım ürünlerini yapmak için kullanılan tekniğin aynısını kullandı. Kahve hücrelerini kültürlediler. Ardından tat ve koku için test etmeden önce kahve çekirdeklerini kurutup kavurdular.
Rischer, “Ypay kahveyi ilk kez içme deneyimi heyecan vericiydi.Üretimi hızlandırmaktan ve düzenleyici onaya sahip olmaktan sadece dört yıl uzakta olduğumuzu tahmin ediyorum” diyerek laboratuvar kahvesinin çok yakında insanların günlük hayatında yer edinebileceğine vurgu yaptı.
Öte yandan bilim insanları yapay kahvenin tüketiciler tarafından kabul edilebilir olduğundan emin olmak için, duyusal bir panel ile bir tat testi yaptı. Bu kapsamda, biyoreaktör tarafından üretilen çeşitli kahve çeşitlerini test edildi. Richer, favorisinin koyu kavrulmuş yapay çekirdekleriyle hazırlanan olduğunu söyledi.
Öte yandan, Brezilya’da kuraklığın hasadı vurmasıyla küresel kahve stokunun 10 yılın en düşük seviyesine ineceği tahmin ediliyor. Bu durumun, yılbaşından bu yana yüzde 23 artan kahve fiyatlarını daha da yükseltmesi bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığı, 2021-22’deki dünya kahve arz ve talebine ilişkin ilk tahminlerinde, küresel stokun 7,88 milyon çuval azalarak 32,02 milyon çuvala düşeceğini öngördü. Stokun, 2011’den bu yana en düşük seviyeye inmesi bekleniyor. Bu denli büyük düşüşün başlıca nedeni olarak olumsuz hava koşullarının verimi düşürmesi gösteriliyor.
Endonezya’nın Arabica üretiminin yaklaşık yüzde 60’ının elde edildiği Kuzey Sumatra’daki şiddetli yağmurların da verimi olumsuz etkilemesi bekleniyor.
Eylül ayında, ABD’de yapılan farklı bir çalışmada ise iklim değişikliğinin gıda ürünlerine, özellikle de kahve üretimine büyük darbe vuracağı belirtildi.   New York ve Michigan State Üniversitesi bilim insanları tarafından gerçekleştirilen çalışmada, “Yüksek kaliteli kahve türlerinin yüzde 60’ının iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu gözüküyor” denirken, “Muhtemelen hayatımızın geri kalanında her gün kahveye daha fazla para ödeyeceğimiz anlamına geliyor” denildi.

Enyüksek Canlıbahis Oranları

Add a Comment